Dönüşüm


Gecenin geç bir vakti köye vardı, K. Köy karlara gömülmüştü. Şatonun bulunduğu tepeden iz eser yoktu ortada; sis ve zifir karanlık tepeyi kuşatıyor, büyük şatoyu ele veren en sönük bir ışık seçilmiyordu. K. anayolu köye bağlayan ahşap köprüde uzun süre dikildi, gözlerini kaldırıp aldatıcı boşluğa baktı.


Ardından geceyi geçireceği bir yer aramak üzere yürüdü; ancak orada niye bulunduğu konusunda en ufak bir fikri bile yoktu. Nasıl geldiğini biliyordu; ama orada bulunma sebebini kendisine bir türlü izah edemiyordu. Aynı sosyal saçmalıkları her gün, her gün ve her gün gözlemekten yorulmuştu. Gözlem yeteneği gayet iyi olsa da artık oradan alabileceği bir şey olmadığını hissediyordu. İçine girmeyi hiç istemeyeceği, girse bile böyle olabileceğini hiç tahmin etmediği, sosyal bir saçmalığın tam ortasına düşmüştü. 2 hafta boyunca en az birer gün olmak üzere yaşadığı o ruhsal iniş çıkışlar tam manasıyla ebesini sikmişti. Artık iyiden iyiye psikiyatıra gitme kafasına gelmişti, en alakasız olaylardan bile çok alakasız etkilenebiliyordu. Hangi durumda ne hissetmesi gerektiği konusunda en ufak bir fikri bile yoktu.

Bir çıkış yolu olmalıydı, kendisini bu kapalı çevrede hapis etmeyecekti zira sosyal becerilerini kullanabileceği ve geliştirebileceği çok daha iyi ortamlar olduğunu biliyordu. Artık kendisini bulunduğu ortamına ait hissetmiyordu. Orası onun için bitmişti, alacağını almış, göreceğini görmüştü. Yeni bir yerler olmalıydı. Derken bir gün bir e-mail geldi. Bir topluluk üye alıyordu ve bu topluluğun profili tam da ona istediği çıkış yolunu sunuyordu. İlk toplantıya uçarak gitti resmen. İçinde tatlı bir heyecanla. Kısa bir mülakatın ardından nasıl bir görev verileceği konusundaki maili daha sonra alacağını öğrendi. Bir de anında yapılacak olan 2 aktiviteden haberdar oldu. Biri hemen ertesi gündü: Efes gezisi....

Arkadaşını da alıp gitti. Kendisini çok iyi hissediyordu. Hem kendini ait hissettiği ortamdaydı hem de en iyi arkadaşlarından birisi yanındaydı ve bu durum özgüvenini çok güzel etkilemişti.
Hemen insanlarla tanışmaya ve sıhbet etmeye başlamıştı. Allahım bunu yapmayı ne kadar da çok özlemişti. Arkadaşı da ona sürekli bunu söyleyip duruyordu. Kısa sürede baya bir insanla muhabbet etmişti. Kendisini gayet iyi hissediyordu; ama özellikle bir kişi onu etkilemişti. Bu his hoşuna gitmiş olacak ki ona yakınlaşma ihtiyacı hissetti. Sıra beklerken biraz muhabbet etti onunla ve adını yakın arkadaşlarının birinden duydu. Onunla muhabbet etmek için uygun anı bekliyordu; ama bu sırada onun çok da hoşuna gitmeyecek bir takım gelişmeler oldu. Resim çekilmeye başladılar. Bu seremoniyi çok iyi biliyordu, kendisi de zamanında bin kere yapmıştı; ama artık ona anlamsız geliyordu. Aynı şeyleri tekrar tekrar görmenin yarattığı kızgınlık, üzüntü karmaşık bir duygu durumuna sokmuştu onu. Bütün enerjisi bir anda gidivermişti sanki. Açtı ve güneş tepeden vurdukça beynini kızartıyormuş gibi hissediyordu. Bu durumdan kendisini çıkaracaktı, nitekim yaptı da...

Bulduğu ilk uygun fırsatta çok güzel bir muhabbet çevirdi, hatta kendisi bile kendisine şaşırmıştı bir yerde. İki tarafında keyif alıp birbirine çaktırmadığı bir durum sezinlemişti. Artık hislerine güvenmeyi öğrendiği için yanlış da olsa bunun peşinden gidecekti. Olumlu elektrik almıştı ve bunu devam ettirecekti. Arada yapılan bir iki kısa muhabbetten sonra gezi bitti ve ayrılma faslında gruptan ayrıldıktan bir dakika sonra fark etti ki onsa güle güle dememişti. Geri döndü ve ona güle güle dedi. Yanında bir başka adam vardı o sırada. Adama da güle güle demişti ardından ama anlaşılan o ki güle güle demesi adamın hoşuna gitmemişti. Derken ayrıldı ve evine gitti.

Bu kısa günün kârı tanışmalar iyi gelmişti. Arkadaşının evine vardığında kendisini önemli bir görevi tamamlamış gibi yorgun ama güçlü hissediyordu. Son hatıladığı şey kanepeye uzandığıydı...










1 gezi:

Sosyal saçmalığım.
Sosyal saçmalıksın.
Sosyal saçmalık...

Sosyal saçmalıklarız.
sosyal saçmalıklarsınız.
Ortam...

 

Yorum Gönder